imzalamak için tıklayın Yeşiller İklim iletişim e-mail grubuna katılmak için, yesiller-iklim-subscribe@yahoogroups.com adresine, subscribe başlıklı mail yollayınız !

TBMM KÜRESEL ISINMA KOMİSYONU...

     -

KOMİSYON, ORMAN GENEL MÜDÜRLÜĞÜ İLE METEOROLOJİ

     GENEL MÜDÜRLÜĞÜ UZMANLARINI DİNLEDİ. KOMİSYONA SUNULAN RAPORA GÖRE, 1 EKİM 2006-1 MART 2007 ARASINDA YAĞIŞLARDA YÜZDE 18.3 ORANINDA AZALMA OLDU

     -METEOROLOJİ İŞLERİ GENEL MÜDÜR YARDIMCISI VEKİLİ SAĞIR'IN, “BU YIL YAŞANAN YAĞIŞ AZLIĞI VE SICAKLIK ARTIŞINI KÜRESEL ISINMAYLA İLİŞKİLENDİRMEK BİLİMSEL YAKLAŞIM DEĞİL” SÖZLERİNE, CHP'LİLER TEPKİ GÖSTERDİ

     -KÜRESEL ISINMA NEDENİYLE ORMANLAR KIRILGAN BİR HALEGELECEK, ORMAN VE AĞAÇ TÜRLERİNİN SINIRLARI DEĞİŞECEK

     ANKARA (A.A) - 21.03.2007 - TBMM Küresel Isınma Komisyonu, Orman Genel Müdürlüğü ve Meteoroloji Genel Müdürlüğü uzmanlarını dinledi.

     AK Parti Kayseri Milletvekili Adem Baştürk'ün başkanlığında toplanan komisyona, ilk olarak Orman Genel Müdürlüğü Silvikültür Daire Başkanlığı Şube Müdürü Talat Memiş, “Küresel Isınmayla Ormancılıkta Oluşabilecek Muhtemel Sorunlar, Riskler ve Çözüm Önerileri” konulu bir sunum yaptı.

     Memiş'in sunumuna göre, Türkiye'deki ormanlar, bir taraftan su kıtlığı veya yokluğu, diğer taraftan daha sıcak bir iklim oluşması nedeniyle işlevlerini beklenen seviyede gerçekleştirmeyecek, daha kırılgan hale gelecek, orman ve ağaç türlerinin sınırları değişecek ve daralacak, ormancılık zor ve pahalı bir hale gelecek.

     Özellikle güneye bakan yamaçlarda sıcaklığa bağlı olarak toplu orman ölümleri olacak, bu nedenle sel felakatleri daha sık yaşanır hale gelecek.

     Orman yetiştirilemeyecek alanlar artacak, ormaniçi bozkırların oranı yükselecek, ormanlar daha yükseğe ve kuzeye kayacak.

     Ormanların ürettiği mal ve hizmetler kalitesi ve miktarı, önemli ölçüde azalacak. Sıcaklık artışı nedeniyle orman yangınları daha sık ve geniş alanlarda görülecek. Böcek ve orman hastalıkları çoğalacak, bunlarla mücadelede için daha çok kaynak harcanacak.

    

     -ORMANLAR STRESTE-

     Rapora göre, küresel ısınma nedeniyle Türkiye'deki ve dünyadaki ormanlar stres altında. Bu stresin ortadan kaldırılması için Türkiye'deki ormanların gençleştirilmesi gerekiyor. Bunun için de kuraklığa ve sıcağa dayanıklı ardıç ve meşe gibi türlere yönelinecek.

     Orman Genel Müdürlüğünün yayınladığı “Orman Varlığımız” konulu kitaba göre de 1963-1972 yılları arasında 20 milyon 199 bin 296 hektar olan ormanlık alan büyüklüğü, 2004 sonu itibariyle 21 milyon 188 bin 747 hektara yükseldi.

     Türkiye'deki ormanların yüzde 24'ü Karadeniz'de, yüzde 19'u Akdeniz'de, yüzde 18'i Ege'de, yüzde 14'ü Marmara'da, yüzde 11'i İç Anadolu'da, Yüzde 8'i Doğu Anadolu'da ve yüzde 6'sı ise Güneydoğu Anadolu bölgesinde bulunuyor.  Türkiye'deki ormanlarda 106 ağaç türü bulunuyor.

    

     -YAĞIŞLARDA YÜZDE 18.3'LÜK AZALMA-

    Devlet Meteoroloji işleri Genel Müdür Yardımcısı Vekili Ramazan Sağır, ”İklim Değişikliği ve Kuraklık Analizi” konulu sunum yaptı.

     Sağır'ın sunumuna göre, Türkiye'de 1992 yılından bu yana sıcaklık ortalamaları düzenli olarak yükseldi.

     Türkiye'de 1941-1970 yılları arası ortalaması 13.7, 1951-1980 ortalaması 13.71, 1951-1990 ortalaması 13.59, 1971-2000 ortalaması ise 13.56 derece olarak gerçekleşti. Aynı yıllar arasında yağış ortalamaları ise sırasıyla 658,5, 650.4, 647.6, 635 milimetre oldu.

     Sunumda, küresel ısınma nedeniyle Türkiye ikliminde nasıl bir iklim değişikliğinin öngörüldüğüne de yer verildi.

     Buna göre, 2070-2100 döneminde, ülke genelinde ortalama 2-3 derece sıcaklık artışı görülecek. Yaz mevsiminde Türkiye'nin batısındaki sıcaklık artışları, doğuya göre 3-4 derece daha yüksek olacak.

    Meteorolojinin 1 Ekim 2006-1 Mart 2007 arası verilerine göre, Türkiye'de yağış miktarı yüzde 18.3 oranında azaldı.

     Yağışların bölgelere göre dağılımında en fazla azalma yüzde 43 ile Ege bölgesinde olurken; bunu, sırasıyla yüzde 40 ile Marmara, yüzde 18 ile İç Anadolu, yüzde 14 ile Güneydoğu Anadolu, yüzde 9 ile Akdeniz, yüzde 5'er ile de Karadeniz ve Doğu Anadolu Bölgesi izledi.

    

     -UZMANA TEPKİ-

     Verileri değerlendiren Ramazan Sağır, dengesiz yağış rejimi bulunan ülkelerde kuraklık riskinin her zaman olacağına dikkati çekti.

     Sağır, Türkiye'de ortalama 6 yılda bir orta, 18 yılda bir de şiddetli olmak üzere meteorolojik anlamda kuraklık yaşandığını belirterek, “Bu yıl yaşanan yağış azlığını ve zaman zaman bahar ve yaz günlerini andıran sıcaklık artışlarını küresel ısınmayla ilişkilendirmek, bilimsel bir yaklaşım değil” dedi.

     CHP Tekirdağ Milletvekili Nuri Saygun, böyle bir ifadeyi bilim dışı olarak değerlendirdiğini söyledi.

     Dünyada küresel ısınma konusunda bilimsel verilerin ortaya konulduğuna dikkati çeken Saygun, “Madem yaşananlar bilim dışı bizim burada ne işimiz var. Tası tarağı toplayıp odalarımıza dönelim” dedi.

     Komisyon Başkanı Baştürk ve AK Parti'li milletvekilleri bu ifadenin çok iddialı olduğunu, yazılışındaki hata nedeniyle yanlış anlaşıldığını söylediler. Bunun üzerine Sağır, kullandığı ifadeyi bu yılki rakamları kastederek söylediğini bildirdi.

     Sağır, bu yılın çok sıcak geçeceğine dair haberlere de değinerek, kendilerinin bu yönde bir tespitlerinin olmadığını bildirdi.

     Ellerinde, sıcaklığın 2-3 derece artacağına ilişkin veriler olduğunu ama bunların güvenirliğinin yüzde 30'un altında olduğunu belirten Sağır, “Türkiye'de bu yaz maksimum sıcaklık beklentimiz yok” diye konuştu.

     Bu arada, komisyon programında değişiklik yapıldı. Devlet Planlama Teşkilatı uzmanlarının daha sonra dinlenmesine karar verilerek, öğleden sonraki oturum iptal edildi.

 

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (1) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

1 yorum yazılmıştır
  1. Yazan: mahfikalmaz | Tarih: 2008-01-14 00:56:42
    Konu: işin ehline verilmesi lazım
    Ülkemizde İklim konusunda en büyük otorite olan Meteoroloji Genel Müdürlüğü, bilimsel çalışmalarda kendisine verilen imkânlar çerçevesinde değerlendirildiğinde çok düşük düzeyde olduğu tartışılmazdır.Elde edilen imkanlar çerçevesinde yıllardır büyük masraflarla toplanan meteorolojik değerler ne yazık ki bilimsel çalışmalarda yeteri kadar kullanılamamaktadır.Bunun nedeni bilimsel çalışma yapabilecek ortam ve mali bütçe olmasına rağmen konusuna hakim yeterli personel olmayışıdır.Yukarda açıklanan bilgilere baktığımızda otorite olarak beyanat veren görevlinin fikirlerinin bilimden ne kadar uzak olduğunu anlamak için fazla müdakkik olmaya gerek yoktur.Önümüzdeki 2070-2100 yılları arasında ülke genelinde 2-3 derece sıcaklık artışını hangi bilimsel çalışma sonucu beyan ettikleri merak konusu. Önümüzdeki yıllarda Küresel iklim değişiklikleri ve ülkemizdeki yansımalarıyla ilgili çok ivedi olarak bilim çevrelerinin de içerisinde olacak şekilde Meteoroloji Genel Müdürlüğünü daha etkin çalışacak şekilde organize edilmesinde büyük fayda var.Aksi takdirde bunca yıldan beri büyük ödeneklerle toplanan bilgilerin ülke geleceği için kullanılamadan heba olacağı çok açıktır.

    Bağlantı »

Yorum yaz!