imzalamak için tıklayın Yeşiller İklim iletişim e-mail grubuna katılmak için, yesiller-iklim-subscribe@yahoogroups.com adresine, subscribe başlıklı mail yollayınız !

ESKİ TARIM VE KÖYİŞLERİ BAKANI GÜÇLÜ

TÜRKİYE SORUNLARINA ÇÖZÜM KONFERANSI..

     -"ÜRETİM VE VERİMDE SAĞLANAN ÖNEMLİ ARTIŞLARA RAĞMEN,

     TARIM SEKTÖRÜNDE YAPISAL VE FİNANSAL SORUNLAR DEVAM

     EDİYOR. SEKTÖRDE BİR REFORM KAÇINILMAZ..."

     -AÜ ZİRAAT FAKÜLTESİ DEKANI PROF. DR. TALUĞ:

     -"ERKEKLER TARIMDAN AYRILIYOR, GELİR DÜZEYİ YÜKSEK

     OLDUĞUNU DÜŞÜNDÜĞÜ BAŞKA ALANLARDA ŞANSINI DENİYOR VE

     TARIM KADINLAŞIYOR"

    

     ANKARA (A.A) - 02.03.2007 - Eski Tarım ve Köyişleri Bakanı ve AK Parti Konya

Milletvekili Prof. Dr. Sami Güçlü, tarım sektöründe önemli yapısal ve finansal

sorunlar olduğunu ifade ederken, "sektörde köklü bir reform kaçınılmaz" dedi.

     Çankaya Kültür ve Sanat Vakfı tarafından düzenlenen "6. Türkiye Sorunlarına

Çözüm Konferansı"nın bugünkü oturumunda, "tarım" konusu ele alındı.

     Türkiye Ortadoğu Amme İdaresi Enstitüsündeki (TODAİE) konferansta bir sunum

yapan eski Tarım ve Köyişleri Bakanı ve AK Parti Milletvekili Prof. Dr. Sami

Güçlü, Türkiye'nin 21. yüzyıldaki en zor işlerinden birinin de tarım sektörü

olduğunu söyledi.

     Dünya geneline bakıldığı zaman tarımsal ürün dağılımında bir dengesizlik

olduğunu ifade eden Güçlü, bu nedenle binlerce insanın beslenme sorunuyla karşı

karşıya kaldığını kaydetti.

     Cumhuriyet tarihi boyunca tarım sektörünün gelişimi konusunda bilgiler veren

Güçlü, cumhuriyetin ilk yıllarında destekleyici ve koruyucu tarım politikalarının

izlendiğini, 1980'lerde taban fiyat politikaları ve destekleme alımlarıyla

desteklerin daha kontrollü hale geldiğini, 1990'lardan, özellikle 5 Nisan

kararlarının ardından desteklerin çok sınırlandırıldığını söyledi.

     Üretim ve verimde sağlanan önemli artışlara rağmen tarım sektöründe yapısal

ve finansal sorunların devam ettiğini anlatan Güçlü, tarım temel sorunlarını

"arazilerin parçalı yapısı, sulama imkanlarının yetersiz oluşu, örgütlenme,

teknolojinin yeterince kullanılmaması, pazarlama ve eğitim sorunları" olarak

sıraladı.

     Tarım sektörüne bakıldığı zaman köklü bir reformun kaçınılmaz olduğunu

belirten Güçlü, "Bu yapılmazsa sorunlar büyüyerek devam edecek. Sektöre rekabet

gücü kazandıracak kararlı politikala uygulamalıyız" dedi.

     Güçlü, bugüne kadar tarım sektörüne teknik olarak değil, ideolojik ve siyasi

olarak bakıldığını sözlerine ekledi.

    

     -ZMO BAŞKANI GÜNAYDIN-

    

     Ziraat Mühendisleri Odası (ZMO) Başkanı Gökhan Günaydın ise tarım sektörünün

ekonomik ve sosyolojik özellikleriyle Türkiye ve dünya için önemini koruduğunu,

hatta artırdığını söyledi.

     Cumhuriyet tarihi boyunca tarım sektöründeki gelişmeleri yorumlayan

Günaydın, "1908-1922 dönemini Osmanlı'dan devir alınan tarımsal yapı, 1923-1929

dönemini açık ekonomi koşullarında yeniden inşa dönemi, 1930-1945 döneminin

korumacı devletçi sanayileşme dönemi, 1946-1960 döneminin açık pazar koşullarında

tarıma dayalı büyüme dönemi, 1960-1980 döneminin planlı kalkınma dönemi, 1980

sonrasının da neoliberal dönem" olduğunu kaydetti.

     Tarım ve Köyişleri Bakanlığına bağlı "toprak ve su genel müdürlüğü,

veterinerlik genel müdürlüğü, zirai karantina genel müdürlüğü, köy hizmetleri

genel müdürlüğü" gibi çok önemli görevleri bulunan müdürlüklerin kapatıldığını

belirten Günaydın, bugün Tarım Bakanlığının etkin çalışamadığını ve iyi

yönetilmediğini savundu.

     Sektörde serbestleşme adına önemli alanlarda uluslararası şirketlerin tekel

haline geldiğini iddia eden Günaydın, bugün süt sektörünün uluslararası 2 büyük

firmanın tekeli haline geldiğini, bu firmaların da kırsal alanda kilogramını

ortalama 40 YKr'ye aldığı sütü, marketlerde 1,6 YTL'den satışa sunduğunu

kaydetti.

     Günaydın, gerekli önlem alınmazsa şeker fabrikaları ve sigara sektöründe de

benzer tekelleşmelerin olacağını vurguladı.

     Sulanabilir alanların sulamaya açılmamasının da büyük ekonomik kayıplara yol

açtığını anlatan Günaydın, "Yaklaşık 10 yıl sonra tüm sulanabilir alanları

kullanmak istiyorsak yılda yaklaşık 400 milyon dolar sulama yatırımı yapmak

zorundayız. Oysa bugün 35-40 milyon dolar sulamaya ayrılıyor. Böyle giderse ancak

100 yıl sonra tüm sulanabilir kaynaklarımızı sulayabileceğiz" diye konuştu.

     Tarım sektörünün kamunun öncüğünde kalkınabileceğine işaret eden Günaydın,

"Tarım sorunları ile ülke sorunlarını birbirinden ayırarak çözemeyiz" diye

konuştu.

    

     -TARIMDA KADIN NÜFUSU ARTIYOR-

    

     Ankara Üniversitesi Ziraat Fakültesi Dekanı Prof. Dr. Cemal Taluğ da insanın

en çok sorduğu konunun "bugün ne yiyeceğiz?" sorusu olduğunu, iklim değişikliği

ve küresel ısınmanın tarımsal kaynakları etkilediği bu dönemde bu sorunun daha

büyük önem taşıyacağını söyledi.

     Emek yoğun bir sektör olan tarımda "kadınlaşmanın" giderek arttığına

işaret eden Taluğ, "Erkekler tarımdan ayrılıyor ve gelir düzeyi yüksek olduğunu

düşündüğü başka alanlarda şansını deniyor ve tarım kadınlaşıyor. Fakat tarımın

feminizasyonu sermaye ve mülkiyet açısından olmuyor, sadece emek bakımından

oluyor. Keşke tarımda feminizasyonu bütünüyle gerçekleştirebilsek..." diye

konuştu.

EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Kalıcı Bağlantı Yorum (0) Yorum yaz!

« Önceki :: Sonraki »

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Yorum yaz!